Puyol Babaaa!!

Dün akşam Valencia kendi evinde Barcelona’yı konuk etti İspanya Kral Kupası yarı final eşleşmesinde. Barcelona geriye düştüğü maçta Mestella’dan 1-1 eşitlikle seriyi Barcelona’ya taşıdı. Avantajlı skoru elde ettiler fakat kaçan sayısız goller ve penaltı sonucunda son haftalarda deplasmanlarda kazanamama alışkanlığını devam ettirmiş oldu.

Maçın ikinci yarısında bir pozisyonda kaptan Puyol adeta Messi gibi atağa çıkıp üstüste iki kere Zidane’a mahsus topun üzerine basarak dönme hareketini yapıp atağı olgunlaştırdı. Bu yaştan sonra orta sahaya mı geçse Puyol ne dersiniz?

Scorpion Kick

1995′de Kolombiya’lı kaleci Rene Higuita’nın futbol literatürümze soktuğu Scorpion Kick’i sahalarda çok fazla görmeyiz. Güney Amerika’daki bir başka ülke olan Bolivya’da geçtiğimiz haftasonu Clausura Lig’i başladı. Nacional Potosi’yle The Strongest maçında Nacional Potosi’li oyuncu Scorpion Kick ile ceza sahası dışından topu filelere göndermeyi başarmış.

Fantezi Futbol Hindistan

Hindistan’ın Batı Bengal bölgesinde her takımın 2.5 milyon dolar bütçeye sahip 6 takımdan oluşan adeta NTVSPOR’un fantezi futbolu gibi bir lig kuruldu. Her takım yabancı birer teknik adam ve bir tane de futbolun babacan figürlerini takımlarına katarak lige başlamak istiyorlar. Şuana kadar anlaşılan isimler şunlar;

Teknik Adamlar:

Fernando Couto – Portekiz (Howrah, $240,000), Samson Siasia – Nijerya (Durgapur, $210,000), Teitur Thordorson -İzlanda (Barasat, $210,000), Peter Reid – İngiltere ($200,000) and Marco Etcheverry – Bolivya (Siliguri, $200,000).

Oyuncular:

Fabio Cannavaro – Siliguri £530,000 [$830,000], Robert Pires - Howrah (£511,000 [$800,000]), Jay-Jay Okocha - Durgapur (£351,000 [$550,000]), Robbie Fowler – Kolkata (£338,000 [$530,000]).

Kazım Olympiakos’da

Galatasaray transfer döneminin sona ermesine yakın taraftarını şaşırtmayı başardı. Yiğit Gökoğlan da geldi kanatlardaki eksiklik de giderildi denilmişti ki Kazım Kazım Olympiakos’a kiralandı haberini aldı Galatasaray taraftarları. Enteresan bir karar ama bunun arkasında kesin bizim bilmediğimiz bir neden vardır mutlaka. Hele ki Fatih Terim Kazım’ın en kötü döneminde bile onu milli takıma çağırıp ilk 11′de de oynatırdı. Bakalım önümüzdeki sezon tekrar geri döner mi Kazım, dönerse de ne kadar faydalı olur bunu zaman gösterecek.

Danışıldı, İstenmedi

TFF, bugün olağanüstü genel kurul toplantısını gerçekleştirdi. 245 delegenin katıldığı oturumda çok sayıda kulüp başkanı ve yöneticisi söz alarak kulüplerinin 58.madde hakkındaki görüşlerini belirtti. Genel kanı 58. maddenin kaldırılmamasından yana karar alındı.

Ah Defoe Ah!

Premier Lig’in tepelerini çok yakından ilgilendiren iki maç vardı bugün. İlk olarak Man City, Tottenham’ı konuk etti. İlk yarısında pek bir aksiyon yoktu. Maç genellikle orta sahada top kovalamakla geçti iki takım adına da. İkinci yarının başında David Silva, Xavivari pasıyla Nasri’yi topla buluşturdu ve Nasri hiç bekletmeden tabiri caizse topu astı. Bu golden kısa bir süre sonra kornerden ikinci Man City golü geldi. Tam bu maçın tadı tuzu kalmadı, Savic’in hatası ve Defoe’nun fırsatçılığıyla Tottenham maça tutundu. Gareth Bale’da geri dönüşü tamamladı. Ayak içiyle “şandel” diye tabir edilen vuruşu gerçekleştirdi ve Hart bu topa engel olamadı. Bu golden sonra oyun tekrardan orta saha mücadelesi olmaya başladı. Genellikle top Man City’deydi ama pek üretken olamadılar. Son dakikalarda Tottenham kontraatak yakaladı ve Bale yine turbo charger takmış gibi fırladı ve ortaya çıkardı tam Tottenham ne çevirdi ama dedik ki Defoe yetişemedi topa ve istediği vuruşu yapamadı. Sonra da uzatmaların son saniyesinde ceza sahası içinde bir anda topla buluşan Balotelli kendini King’in müdahelesiyle yerde buldu. Kazanılan penaltı gole çevrildi ve iki takım arasındaki puan farkı Defoe’nun golü atması durumunda bir anda 2′ye inecekken şimdi 8′e çıktı. Bize de “Ah Defoe o ayağın uzasaydı da o golü atabilseydin” demek kaldı tıpkı Levent Özçelik’in Galatasaray’lı Ergün’e Kopenhag’da oynanan finalde seslendiği gibi.

Espanyol Mucizesi!

Bu sene bu tip geriden gelmelere çok şahit olduk. En son Daum’un takımı Club Brugge Maribor karşısında 0-2′den 3-2 yapmıştı son 15ddakikada. Espanyol da İspanya Kral Kupası’nda sürpriz bir ilerleme yapan Mirandes karşısında maçın 78.dakikasında 0-2 geriye düştü. 85, 86 ve 89′da gelen gollerle maçı 3-2 çevirdi ve şu sınav döneminin ortasında gece gece beni kuponumun son maçı olması dolayısıyla sevince boğdu.

Espanyol’un yediği 2.goldeki defans hatasını yapan arkadaş da heralde kendini Zidane sandı. Defans oyuncusu yapar mı öyle hareketler hem de tehlike bölgesinde. Neyse bu seferlik canın sağolsun.

Cahill’de Mutlu Son

Chelsea uzun zamandır Bolton’un başarılı defans oyuncusu Gary Cahill’in peşindeydi. Sonunda anlaşma sağlandı ve Villas-Boas kurtarıcısına kavuştu. Defansta sezon başından beri istediği taş gibi ikiliyi bulamamıştı. Terry artık eski formunda değil. David Luiz de istenilen kadar sert ve mücadeleci değil. Cahill, Terry’nin hatalarını kapayabilecek çalışkan bir partner olacaktır. Bu sezon için şampiyonluktan koptuklarını Villas-Boas da itiraf etmişti. Acaba yazın da ilgilendikleri Cahill’i o zaman almadıklarına pişman mıdır?

Hoşgeldin Yiğit

Manisaspor’un genç kanat oyuncusu Yiğit Gökoğlan 2.8 milyon euro karşılığında Galatasaray’a transfer oldu. Kendisiyle de 5 yıllık anlaşma sağlandı. Açıkçası Yiğit’i çok fazla izleyemedim fakat geçtiğimiz ay oynanan Galatasaray-Manisaspor maçında Yiğit’i canlı olarak statta izleme fırsatı buldum. Maçı Galatasaray 1-0 kazandı fakat hem Manisaspor hem de Galatasaray iyi değildi. Manisaspor’da iki oyuncu biraz birşeyler üretme çabasındaydı biri Simpson diğeri de Yiğit Gökoğlandı. Yiğit hızlı ve driblingi iyi olan bir oyuncu. Kanatlarda eksik olduğu aşikar. Emre Çolak sola iyi adapte oldu fakat yedeği Riera beklenen performansı sergileyemiyor geldiğinden beri ki geldiğinde yedeğin Riera değil Emre olması planlanırken işler tersine döndü. Diğer kanatta ise Colin Kazım alternatifsiz. Kazım sakatken sağ kanat işlemiyor, Kazım varken de her zaman işlemiyor zaten. Kazım istikrarsız bir oyuncu ve Yiğit’in transferi oldukça yerinde bir transfer oldu ve takıma hemen uyum sağlaması durumda Kazım’ı keserek ilk 11′e de girmesi çok olası. Galatasaray’ın bu sezonki transfer politikası oldukça başarılı. Yiğit de kendini gösterecektir. Yavaş yavaş Fatih Terim 2000 yılının temellerini attığı gibi yeni bir büyük başarının temellerini atıyormuş gibi bir his var içimde. O dönemde de yurt içinden çeşitli takımlardan Okan Buruk, Ergün Pembe, Vedat İnceefe ve Ümit Davala’yı getirdiği gibi bu sezon da Selçuk, Ceyhun, Engin, Sercan ve şimdi de Yiğit Gökoğlan.

Puskas Ödülleri 2011′in En İyi Golü

Dünya’nın en önemli golcülerinden biri olduğu söylenen Puskas’ın ismini taşıyan FIFA tarafından her sene seçilen en iyi gol ödülü sahibini buldu. Geçtiğimiz senenin flaş ismi Neymar, Flamengo’ya attığı gol ile ödüle uzandı.