Normal sezon bitti, hatta play-off ilk tur ilk maçları bile oynandı, hatta bazı serilerde ikinci maçlar bile sonlandı. Bu kadar “hatta”dan anladığımız şey, benim vize döneminde olduğum ve bu yazının oldukça gecikmiş olduğu. Ancak sorun yok, zira daha tahminlere veya yorumlara değişiklik kazandıracak sonuçlar yaşanmadı.
Normal sezon’un sonunu değerlendirmeyeceğim, zira son maçların tek önemi play-off ilk turunda avantajlı eşleşmeleri elde etmekti. Memphis’in Lakers’tan kaçmaya çabalaması, Lakers’ın New Orleans’ı rakip olarak elinde tutma telaşı, Chicago’nun San Antonio’nun üzerine çıkmak için kasması. Olay yalnızca play-off’lar boyunca avantajlı fikstürlere sahip olmak içindi. Takımların gerçek performansları hakkında yorum yapmamıza yardımcı olacak maçlar izlemedik.
Eşleşmelere gelirsek;
Doğu’da resim çok net. Chicago-Boston-Miami yoluna tam gaz devam ediyor ilk 2 maç itibariyle. Zaten beklenen de buydu. Chicago‘da normal sezon MVP ödülü’nün en önemli adayı olarak gösterilen Derrick Rose, hiç tökezlemeden yoluna devam ediyor. İlerleyen turlar için ihtiyaçları olan tek şey, Noah ve Boozer’ın sakatlık yaşamaması ve içeriyi domine etmesi. Boston ise bildiğimiz Boston, yeteri kadar oynuyorlar, ama bunu söylerken rakiplerinin New York olduğunu, New York’un pota altının bir hiç olduğunu ve ileriki turlar için bu serinin hiç bir şey söylemediğini belirtmek istiyorum. Bu sabah oynanan maçta Rajon Rondo 30 sayı attı, ve anca 3 sayıyla kazandılar. Hatta evlerinde New York’u 2 maçta toplam 5 farkla geçtiler. Pek iyiye işaret etmiyor bu durum. Pota altı zaafları büyük. Miami‘de ilk iki maçını kazandı ve bu turu muhtemelen 4-0, en kötü 4-1 ile geçecekler. Bu ileriki turlara yıldızların yorulmadan gelmesi için iyiye işaret. Play-off başladığından beri hiç Miami maçı izlemediğim için detaylı bir yorum yapamıyorum, ama şampiyonluk için Bosh ve James’in geçmiş play-off performanslarının çok üzerinde çıkmaları gerektiği bir gerçek. Pota altındaki uzunlarında iyi kötü bir katkı vermeye başlaması lazım. Konferansın kafa karıştıran tek eşleşmesi Orlando-Atlanta. Bu seride her ne kadar favori Orlando gözükse de, bence Atlanta turu geçen taraf olacak. Sezon içindeki takas hamleleriyle takıma Hedo-Arenas-Richardson katıldığında, Orlando’nun çok daha iyi durumda olacağını sanmıştım. Oysa neredeyse hiç savunma yapmıyorlar, ve hücumda bile sadece Howard’ın eline bakıyorlar. Kaybedilen ilk maçta Howard 46-19 gibi inanılmaz bir istatistik tuttururken, takımın kalanından sadece Jameer Nelson oynamaya gelmişti. Bu sabah 6 sayıyla kazandıkları maçta ise Howard yine 39-19 gibi mükemmel bir istatistikle oynadı ve bu seferde Hedo 16-4, Nelson 15-4 gibi rezalet şut isabetleriyle baltamaya çabaladı takımı. Joe Johnson gününde olsa, Atlanta’nın 2-0′la eve dönmesi kaçınılmazdı. Mükemmel bir sezon geçiren ve iki gün önce 3. kez Yılın En İyi Savunmacısı seçilen Dwight Howard’a yazık olacak. Atlanta daha takım, daha dengeli. Howard’ın şov yapmadığı ilk gece Atlanta darbeyi indirecektir.
Batı’da ise durum çok daha karışık. An itibariyle konferansın ilk iki numarası serilerinde 1-0 geride. Lakers‘ın işi San Antonio’ya göre daha kolay bence. Zira kaybedilen ilk maç tamamen Lakers’lı oyuncuların salona gelmemesi yüzündendi. Rakibi küçümsediler, ve oynamadılar. Savunma bile yapmadı takım. Gasol’un 8 sayı 6 ribaund istatistikleri bu durumu özetlemeye yeter sanıyorum. Rakip gerçekten güçlü değil, doğruya doğru, ancak gelgitlere alışık olan Kobe ve Phil Jackson takımı uyandıracaktır ve Lakers 4-1 ya da 4-2 ile yoluna devam edecektir. San Antonio‘yu Lakers’la kıyaslamamın sebebiyse şu, sezon boyun dengeli oyun sergileyen takım düşüşe alışık değil, ve rakip bence Batı’da sürpriz yapma potansiyeli en yüksek takım. Memphis gerçekten iyi bir kadroya sahip, ve herkes görevini yapıyor. San Antonio oyunu domine etmeye başlamazsa, ortada geçen maçlarda Memphis lehine sonuçlar görmemiz çok daha olası geliyor bana. Bu gece oynanacak iki maçta bu iki seriyi çok daha yakından inceleme fırsatı bulacağız zaten. (GO LAKERS) Dallas-Portland eşleşmesinde ise hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek istiyorum. Ben Portland’ın ilk iki maçtan en az bir galibiyet çıkartmasını bekliyordum. Hatta dürüst olayım, maçlar başlamadan önce favorim direk Blazers’tı. Olmadı, ve 2-0′dan Dallas’a karşı bir geri dönüş yapmakta imkansıza yakın. Bu seri için sonuçlandı bile diyebilirim. Denver-Oklahoma City serisi hakkında ise yorum yapmaya korkuyorum. Uzun zamandır karşımıza çıkan en keyifli, en merak uyandırıcı 1. tur serisi. İki tarafta çok iyi, çok heyecanlı, çok hırslı. Susup izlemek gerek. Bir de serinin 7. maça kadar uzaması için dua edip, oradan çıkacak takımın yorgunluktan bitmiş olmasını dilemek.
Yazarın yerine ulaşmayacak tebriği: Lamar Odom adamsın adam. Burası Play-Off, burada şaka yok, herşey gerçek. Hadi burada da en iyi 6. adam ol, canımı ye.