Parayı Veren Oynar

Güney Afrika Ligi’nde Platinum Stars hocası maaşı yetersiz bulmuş olacak ki oyuncuları arasında kim daha çok parayı verirse onu oynatma yöntemine başvurmuş. Dahi hocamızın adı Owen Da Gama. Da Gama 2006′da da yılın en iyi teknik direktörü ödülünü almış bir hoca. Başarıya doymuş ama paraya aç yani.

UEFA Kuponu

Biraz iddiali oldu ama oldukça inandığım bir sistem kuponu.

Sözlerin Bittiği Nokta

Barcelona dün akşam Leverkusen’i tarumar etti. maçın skoru 7-1. 7 golün 5′i Messi’den geldi ve her biri birbirinden güzeldi. Messi böylece Şampiyonlar Ligi’nde bir maç içinde en çok gol atan oyuncu olmayı başararak adını tarihe yazdırdı.

Günün Kuponu

Spor Toto Süper Lig Tahminleri

Kuleleri Yıkan Füze

Stoke City dün akşam Europa Lig’de Valencia’yı konuk etti. Valencia ile Stoke eşleşmesi enteresan bir eşleşme çünkü Stoke kendi liginde en az topa sahip olan ve en az başarılı pas yapan takım ayrıca da en çok uzun pas yapma yüzdesine sahip olan takım, diğer yandan Valencia ise Şampiyonlar Ligi’nde en çok topa sahip olan üçüncü takım olarak Şampiyonlar Ligi’ne veda etmişti. Bu eşleşmenin ilk maçında maça damgayı vuran bizden biri oldu. Mehmet Topal çok uzaklardan kalenin sol üst köşesinde örümcek ağı temizliği yaptı. Bu golle maçı galip bitiren Valencia, ikinci maç için ve Stoke’un kulelerini devirmek için çok büyük bir avantaj sağlamış oldu.

Avcı Ava Çıktı

Abdullah Avcı, aldığımız bilgilere göre Serdar Gürler, Atila Turan ve Tolga Ciğerci’yi ay yıldızlı formayı giymeye ikna etmek için tura çıkmış. Çoğumuzun bilmediği, bazılarının ise muhtemelen Football Manager oynundan tanıdığı bu üçlü Türkiye’nin geleceği için önemli rol oynayabilirler. Özellikle Atila Turan, milli takımımızın yumuşak karnı sol beke adapte edilebilirse uzun yıllar hizmet verebilecek bir oyuncu. Yine aynı şekilde Emre Belözoğlu’nun kariyerinin sonlarına yaklaştığı bu günlerde Tolga Ciğerci’yi orta sahaya Nuri Şahin ile beraber monte ederek disiplinli ve futbol fundamentali gelişmiş bir orta sahaya sahip olabiliriz. Serdar Gürler de iki kanatta da oynayabilen hızlı bir oyuncu, Gökhan Töre’ye benzer bir oyuncu. Gurbetçi oyuncuların milli takımımıza kazandırılmasının önemini Mesut Özil örneğinden görebiliyoruz. Abdullah Avcı’nın da gençlere değer verdiği ve zamanını onların gelişimi için ayırabilen bir teknik direktör olduğunu düşünürsek Türkiye’nin geleceği emin ellerde diyebiliriz.

The Rhino

Manchester City’nin 4 sene önce İsveç’ten bulup getirdiği genç yetenek John Guidetti yani lakabıyla The Rhino. Guidetti bu sezon kiralık olarak formasını giydiği Feyenoord’ta inanılmaz bir performans sergiliyor. Özellikle son 4 maçta yaptığı 3 hat-trick ile bu yazıma konu olmayı başardı. Hele ki biri de Ajax karşısındaydı. Guidetti’nin enteresan bir geçmişi var henüz 19 yaşında olmasına rağmen. İsveçli Guidetti, Kenya’da büyümüş ve Kenya’da fillerle futbol oynarmış diye de bir geyik söz konusu. Kenya’da başladığı futbola İsveç’de Brommapojkarna kulübünde devam etti. Bu kulüpte fazla maça çıkamadan Manchester City’nin scoutları tarafından keşfedilip hemen takıma kazandırılmış fakat sonrasında kiralık olarak tekrar eski kulübüne gönderilmiş. Çıktığı 8 maçta 3 gol 4 asist yaparak kalitesini ortaya koymuş. Bu rakamlar Brommapojkarna gibi bi takımda yapılacak maksimum istatistik bence. Zaten öyle olduğu da bu sezon ortaya çıktı. Guidetti Feyenoord ile çıktığı 15 maçta 17 gol atmayı başardı. Guidetti bakalım önümüzdeki sezon Agüero ve Dzeko’yla beraber Man City hucüm hattında kendine yer bulabilecek mi? Şimdiden bir çok Avrupa kulübü özellikle Bayern Münih ve bir kaç İtalyan kulübünün Guidetti için devrede olduğu söyleniyor. Man City oynatsa da satsa da iki türlü de kar edecektir Guidetti’den. Bu yazıdan da küçük yaşta takıma kazandırılan yeteneklerin ilerde ne kadar önemli katkı sağlayabileceği sonucunu çıkarıp, Türk futbolunun klasik sıkıntısı olan gençlere şans vermeme ve genç oyuncuların zamanında transfer edilmemesini bir kez daha sorgulamak istiyorum.

Ally McCoist: Geri Döneceğiz

Glasgow Rangers 140 yıllık tarihindeki en kötü günlerinden birini geçirdi ve kayyuma gönderildi. Klübün kayyuma gitmesinin sebebi ise 9 milyon poundluk vergi borcuydu. Kayyuma gidilince Ada futbolundaki genel kural 10 puan düşürülmesidir. Rangers zaten Celtic’in 4 puan gerisindeydi bir de 10 puan silme cezası gelince an itibariyle 14 puan geriye düşmüş oldu. Bu noktadan sonra artık Celtic’i yakalamaları oldukça zor olacaktır, oysa ki sezona iyi başlayan ve ekim ayından şampiyon ilan edilen taraf Rangers’dı.

Bütün olumsuzluklara rağmen Ally McCoist Rangers’in şampiyonluk yarışını sonuna kadar sürdürüceğini ve herşeye rağmen olumlu ve pozitif bir mod içerisinde olduğunu ve kalacağını garanti ettiğini açıkladı. Ligin bitimine 7 hafta kaldı ve sonra da playofflar oynanacak fakat Ally McCoist kadar olumlu olamıyorum ben Rangers açısından. Arada hem 14 puan var hem de !4 maçtır kazanan bir Celtic var geçilmesi gereken. Kolay gelsin McCoist.

Yıldız Farkı

Thierry Henry New York’a dönmeden önceki son hediyesini verdi Arsenal’e. Arshavin’in harika ortasına ustaca vuruş, golün uzatmada gelmesi de cabası. Arshavin’e de not düşmek gerekir ki Arsenal taraftarları çok ciddi biçimde nefret ediyor Arshavin’den ve Arsene Wenger hala onu bir şekilde sonradan da oyuna alsa takımın içinde tutuyor ve işte o Arshavin önemli bir asist yaparak rakiplerinin puan kaybettiği haftada takımına 3 puanı getirdi.