Galatasaray “Es”ecek mi?

Galatasaray bu akşam ligin ilerleyen haftaları için kritik bir maça çıkıyor. İlk 3 maçta her duyguyu tattı Galatasaray. 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 yenilgi. Bu maç sezonun nasıl bir gidişat içine gireceği yönünde belirleyeci olacak diye düşünüyorum. Kısaca bu düşüncemi maddeler halinde açıklayayım;

  • Eskişehir iyi top oynayan ve hedefleri olan bir takım. Böyle bir takım karşısında kazanmak takıma moral aşılayacaktır.
  • Samsunspor’u yendikten sonra sahanda güçlü bir rakibe karşı alınan galibiyet özgüveni artıracaktır.
  • Karabük deplasmanında zor da olsa beraberlikle dönen takım eğer içerde puan kaybı yaşarsa zaten olmayan özgüven tamamen ortadan kalkar.
  • Şampiyonluk için yarışan diğer rakiplerin kazandığı hafta puan kaybı yapmak hem puan cetvelinde geri kalmak olur hem de moralleri düşürür.

Bu sebeplerden dolayı önemli bir maç. Hem de kalede açıkçası bir türlü güven veremeyen Aykut’un oynayacağı bir maç. Savunmanın bu durumda ekstra derecede dikkatli olması gerekiyor. Eskişehir’de de Kamara ve Erkan gibi hızlı oyuncular varken. Bir de tabi Mehmet Yıldız’ın savaşçılığını da hesaba katmalı defans ikilisi. Galatasaray beklerinin hücuma katkı verdiği zamanlarda bile savunmaya dönmek akıllarında olmalı yoksa kontradan Kamara çok pozisyon hazırlayabilir veya kendi yakalayabilir. Orta saha da Alper Potuk, Galatasaray’ın oyun kurmasına izin vermeyecektir. Bu yüzden topu sürekli dolaştırarak seri paslarla Eskişehir orta sahasını yormak gerekir. Forvet hattına rahat top getiremiyor Galatasaray. Elinde Selçuk gibi oyun görüşü çok gelişmiş olan bir oyuncu bile tam anlamıyla oyunu kuramıyor. Bunun sebebi bence forvetlerle aralarındaki uyum sorunundan kaynaklanıyor. Forvetlerle orta saha uyum sağladığı anda üretkenlik artacaktır, dolayısıyla da gol sayısında artış olacaktır Galatasaray’ın.

Kısacası, Galatasaray daha sabırlı olmalı sezon yeni başladı ama iyi oynamıyorken bile maçları kazanmalı, tıpkı ezeli rakibi Fenerbahçe’nin yaptığı gibi. O yüzden bu maç kritik. Takımın kazanma alışkanlığı ve güveninin yerine gelmesi gerekiyor.


Yorum bırakabilir, veya kendi sitenizden yorum yazabilirsiniz.

“Galatasaray “Es”ecek mi?” yazısına 2 yorum var

  1. Behcet Envarli diyor ki:

    Genel olarak görüşlerine katılıyorum ama “kaleci” konusunda görüşüm değişik. Türkiye’de futbol dünyasına bir “sabırsızlık” hakim.. Bu özellikle kaleciler konusunda daha da abartılı.. Türk ve genç bir yetenek söz konusu oldu mu en küçük bir hatasında dışlanıveriyor. Oysa kalecilik zorluk dolu bir mevki.. Her an hata yapma olasılığı yüksek ve kaleci dışındaki bir futbolcunun hatası telafisi mümkün olan bir hata iken, kaleci hatası çoğu kez golle sonuçlanır. O nedenle, kaleci de bir “sihirbaz olmayacağına göre, “yerli” ama yeteneği olan kalecilerde hata da yapsa ısrar etmek gerektiğini düşünüyorum. Nitekim Aykut bugün çok başarılı idi. Israr etmekte yarar var..

    • Orkun Kale diyor ki:

      Kalecilerin zor yetiştiği doğru ve genel olarak Galatasaray ve Beşiktaş’ta yıllardır kaleci kıyımı söz konusu. Fenerbahçe ve Trabzonspor büyük takımlar olmalarına rağmen yerli kaleci ve yetenekli kalecide ısrar ederek gerek Volkan olsun gerek Tolga gerekse de Onur’un gelişmesine olanak sağladılar. Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi Beşiktaş ve Galatasaray’ın da yerli ve genç kalecilere şans tanımaları gerekiyor. Beşiktaş da son dönemde Cenk hata yapsa da Carvalhal ona şans vermeli. Rüştü gibi yıllardır üst seviyede kalecilik yapan bir ismin Cenk için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Dün akşam Aykut’a çok fazla top gelmemesine rağmen yine de hata yapmadı. Ufuk ve Aykut’un çok çalışarak daha çok şans bulması gerekiyor, bunun yanında da içerde zayıf rakiplerle yapılan maçlarda ve kupa maçlarında görev verilerek ödüllendirilmeliler.

Yorum bırak