Kuleleri Yıkan Füze

Stoke City dün akşam Europa Lig’de Valencia’yı konuk etti. Valencia ile Stoke eşleşmesi enteresan bir eşleşme çünkü Stoke kendi liginde en az topa sahip olan ve en az başarılı pas yapan takım ayrıca da en çok uzun pas yapma yüzdesine sahip olan takım, diğer yandan Valencia ise Şampiyonlar Ligi’nde en çok topa sahip olan üçüncü takım olarak Şampiyonlar Ligi’ne veda etmişti. Bu eşleşmenin ilk maçında maça damgayı vuran bizden biri oldu. Mehmet Topal çok uzaklardan kalenin sol üst köşesinde örümcek ağı temizliği yaptı. Bu golle maçı galip bitiren Valencia, ikinci maç için ve Stoke’un kulelerini devirmek için çok büyük bir avantaj sağlamış oldu.

Avcı Ava Çıktı

Abdullah Avcı, aldığımız bilgilere göre Serdar Gürler, Atila Turan ve Tolga Ciğerci’yi ay yıldızlı formayı giymeye ikna etmek için tura çıkmış. Çoğumuzun bilmediği, bazılarının ise muhtemelen Football Manager oynundan tanıdığı bu üçlü Türkiye’nin geleceği için önemli rol oynayabilirler. Özellikle Atila Turan, milli takımımızın yumuşak karnı sol beke adapte edilebilirse uzun yıllar hizmet verebilecek bir oyuncu. Yine aynı şekilde Emre Belözoğlu’nun kariyerinin sonlarına yaklaştığı bu günlerde Tolga Ciğerci’yi orta sahaya Nuri Şahin ile beraber monte ederek disiplinli ve futbol fundamentali gelişmiş bir orta sahaya sahip olabiliriz. Serdar Gürler de iki kanatta da oynayabilen hızlı bir oyuncu, Gökhan Töre’ye benzer bir oyuncu. Gurbetçi oyuncuların milli takımımıza kazandırılmasının önemini Mesut Özil örneğinden görebiliyoruz. Abdullah Avcı’nın da gençlere değer verdiği ve zamanını onların gelişimi için ayırabilen bir teknik direktör olduğunu düşünürsek Türkiye’nin geleceği emin ellerde diyebiliriz.

The Rhino

Manchester City’nin 4 sene önce İsveç’ten bulup getirdiği genç yetenek John Guidetti yani lakabıyla The Rhino. Guidetti bu sezon kiralık olarak formasını giydiği Feyenoord’ta inanılmaz bir performans sergiliyor. Özellikle son 4 maçta yaptığı 3 hat-trick ile bu yazıma konu olmayı başardı. Hele ki biri de Ajax karşısındaydı. Guidetti’nin enteresan bir geçmişi var henüz 19 yaşında olmasına rağmen. İsveçli Guidetti, Kenya’da büyümüş ve Kenya’da fillerle futbol oynarmış diye de bir geyik söz konusu. Kenya’da başladığı futbola İsveç’de Brommapojkarna kulübünde devam etti. Bu kulüpte fazla maça çıkamadan Manchester City’nin scoutları tarafından keşfedilip hemen takıma kazandırılmış fakat sonrasında kiralık olarak tekrar eski kulübüne gönderilmiş. Çıktığı 8 maçta 3 gol 4 asist yaparak kalitesini ortaya koymuş. Bu rakamlar Brommapojkarna gibi bi takımda yapılacak maksimum istatistik bence. Zaten öyle olduğu da bu sezon ortaya çıktı. Guidetti Feyenoord ile çıktığı 15 maçta 17 gol atmayı başardı. Guidetti bakalım önümüzdeki sezon Agüero ve Dzeko’yla beraber Man City hucüm hattında kendine yer bulabilecek mi? Şimdiden bir çok Avrupa kulübü özellikle Bayern Münih ve bir kaç İtalyan kulübünün Guidetti için devrede olduğu söyleniyor. Man City oynatsa da satsa da iki türlü de kar edecektir Guidetti’den. Bu yazıdan da küçük yaşta takıma kazandırılan yeteneklerin ilerde ne kadar önemli katkı sağlayabileceği sonucunu çıkarıp, Türk futbolunun klasik sıkıntısı olan gençlere şans vermeme ve genç oyuncuların zamanında transfer edilmemesini bir kez daha sorgulamak istiyorum.

Ally McCoist: Geri Döneceğiz

Glasgow Rangers 140 yıllık tarihindeki en kötü günlerinden birini geçirdi ve kayyuma gönderildi. Klübün kayyuma gitmesinin sebebi ise 9 milyon poundluk vergi borcuydu. Kayyuma gidilince Ada futbolundaki genel kural 10 puan düşürülmesidir. Rangers zaten Celtic’in 4 puan gerisindeydi bir de 10 puan silme cezası gelince an itibariyle 14 puan geriye düşmüş oldu. Bu noktadan sonra artık Celtic’i yakalamaları oldukça zor olacaktır, oysa ki sezona iyi başlayan ve ekim ayından şampiyon ilan edilen taraf Rangers’dı.

Bütün olumsuzluklara rağmen Ally McCoist Rangers’in şampiyonluk yarışını sonuna kadar sürdürüceğini ve herşeye rağmen olumlu ve pozitif bir mod içerisinde olduğunu ve kalacağını garanti ettiğini açıkladı. Ligin bitimine 7 hafta kaldı ve sonra da playofflar oynanacak fakat Ally McCoist kadar olumlu olamıyorum ben Rangers açısından. Arada hem 14 puan var hem de !4 maçtır kazanan bir Celtic var geçilmesi gereken. Kolay gelsin McCoist.

Yıldız Farkı

Thierry Henry New York’a dönmeden önceki son hediyesini verdi Arsenal’e. Arshavin’in harika ortasına ustaca vuruş, golün uzatmada gelmesi de cabası. Arshavin’e de not düşmek gerekir ki Arsenal taraftarları çok ciddi biçimde nefret ediyor Arshavin’den ve Arsene Wenger hala onu bir şekilde sonradan da oyuna alsa takımın içinde tutuyor ve işte o Arshavin önemli bir asist yaparak rakiplerinin puan kaybettiği haftada takımına 3 puanı getirdi.

Zor Da Olsa 3 Puan

Galatasaray son haftalardaki istikrarsız sonuçlara son verip seri yakalama hedefiyle çıktı Kayserispor maçına. Maça iyi başlayan taraf Galatasaray’dı fakat 15 ile 25. dakikalar arasında Kayserispor Galatasaray defansının arkasına iyi toplar atarak Amrabat’ı kaçırmayı denediler. Bir tane de oldukça net bir pozisyon da yakaladılar fakat Amrabat Muslera’yı geçtikten sonra dar açıdan topu filelerle buluşturamadı. Bu dakikadan sonra Galatasaray tekrardan kontrolü eline aldı. Necati ile bir kaç pozisyona giren Galatasaray, kaleci Navarro’nun üzerine vurulan şutlardan sonuç alamadı. Melo’nun başlattığı atakta Riera’nın adrese teslim ortasında kafayı vuran yine Melo’ydu ve Galatasaray bu golle devreyi önde kapadı. İkinci yarıda da Galatasaray’ın net bir üstünlüğü yoktu. Kayserispor tehlikeli bir iki pozisyon buldu. Genel olarak tempolu bir maçtı fakat Galatasaray adına sezonun ilk yarısındaki futbolla karşılaştırıldığında iç açıcı bir tablo yoktu ortada. Taraftar son dakikaları oldukça stresli biçimde izledi. Galatasaray’ın tekrardan ritmini yakalaması lazım.
Emre Çolak çok çalışıyor, bir şeyler üretmek için istekli fakat son paslarda aceleci. Oyununu biraz daha olgunlaştırdığı takdirde sol kanatta yeni bir Arda Turan izleyeceğiz. Bu maçta dikkatimi çeken bir diğer isim ise Kayserispor’da Amrabat’dı. Amrabat bu transfer döneminde Galatasaray’a transferi gündemde olduğu için kadro dışı kalmıştı. Bu akşam ilk defa tekrardan sahaya çıktı. Kayseri Amrabat varken çok daha etkili gözüktü. Amrabat defansına arkasına çok iyi sarkıyor ve oldukça hızlı. Bir kez defansın arkasına iyi top atıldığı takdirde Amrabat’ı yakalamak zor olur. Galatasaray eğer gerçekten Amrabat ile ilgileniyorsa ve yazın kadrosuna katacaksa oldukça faydalı bir transfer olacaktır. Hele ki önümüzdeki sene Avrupa kupalarında yer alınacağı düşünülürse Amrabat deplasman maçlarında acaip iş yapar. Hem tek forvet olarak oynatılabilir hem de Elmander’in yanına da monte edilebilir. Elmander’in indireceği toplarla Amrabat çok gol bulabilir. Galatasaray’ın Amrabat gibi hızlı bir forvete ihtiyacı kesin var. Bu sezon olmasa bile önümüzdeki sene sol bek ile beraber bir de hızlı bir forvet oyuncusu şart.

Rooney Ağırlığını Koydu

Manchester United şampiyonluk yarışında kritik bir maça çıktı bugün. Liverpool’u ağırladılar Old Trafford’ta. Bu maçın şampiyonluk yarışından öte özel olmasının sebebi ırkçılık suçlamaları sebebiyle ceza alan Suarez ile Evra’nın ilk defa karşı karşıya gelecek olmasıydı.
Maçın başında seramoni sırasında Suarez, Evra’nın elini sıkmadı. Bence kimsenin beklemediği derece çiğ bir davranış oldu bu. Maçtan önce Dalglish’in düşüncelerini de haksız çıkarmış oldu Suarez. Suarez’e en iyi tepkiyi Rio Ferdinand Suarez’in elini sıkmayarak gösterdi. Maç sonrası ise Alex Ferguson Suarez hakkında ağır konuştu ve Liverpool’un Suarez’i satması gerektiğini söyledi.
Maçı Rooney’nin attığı iki gol 2-1 kazandı Manchester United. Yarın City’nin puan kaybetmesini bekleyecekler. Man City de epeydir deplasmanda maç kazanamıyor. Aston Villa da aynı şekilde içerde maç kazanamıyor. İkisinden biri seriyi bozacak mı yoksa seri devam mı edecek yarın görücez. Bana kalırsa Man City’nin galip gelmesi daha olası ve aynı zamanda şunu belirtmek isterim ki Aston Villa teknik direktörü McLeish üzerinde büyük bir taraftar baskısı oluşmuş durumda ve yarınki maç öncesinde de ev sahibi taraftarların protestoları olacağı söylentiler arasında.

“The Hart Fart”

Manchester City TV’nin yayınladığı videoda arabada Joe Hart gazı ustaca salıveriyor ses çıkınca da sempatik bir şekilde komik olduğunu söylüyor fakat karşısında oturan Vincent Kompany hiç ciddiyetini bozmuyor. Micah Richards ise oldukça eğleniyor bu duruma.

ARA General Belgrano

Arjantin’de bundan sonra futbolun en üst düzeyinin adı Belgrano Ligi olarak değiştirildi. 30 sene önce Arjantin ile İngiltere’nin Falkland adaları için savaşı sonucunda İngilizlerin batırdığı ve 323 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı sonucu ARA General Belgrano serin sulara gömülmüştü. Bu olayın anısına 30.senesinde Arjantin’de futbolun adı değişmiş oldu. Pek konsepti anlayamadım insanlar futbolu eğlence ve mutlu olmak için oynar ya da izler ama Arjantinlilerin her puan durumuna baktıklarında bu üzücü olayı hatırlayacak olması futbolun amacına biraz gölge düşürecek gibi görünüyor.

De Jong Vol. 2

Forvet oyuncususun bir de ayıp artık. De Jong zaten tescilli kasap da sana noluyo Borja Gomez?